Dr. Muhammet Arslan

Dr. Muhammet Arslan

Dr.Muhammet Arslan

İlk Minaremiz Bir Asırdır Suskun. Neden?

30 Mayıs 2020 - 00:41 - Güncelleme: 30 Mayıs 2020 - 00:44

Dr. Muhammet ARSLAN
muhammetarslan25@gmail.com
 
Erzurum Kalesi’ndeki sur duvarlarının güneybatı köşesinde yükselen Saltuklu minaresinden bahsediyorum.

Kimimiz “Tepsi Minare” adıyla, kimimiz de “Saat Kulesi” olarak biliriz. Ama çoğunlukla bunun aslında Erzurum’daki ilk minare olduğunu bilmeyiz.

Hatta bir kısmımız bunun bir minare olduğunun dâhi farkında değildir!
 


Bu minare sadece Erzurum’un değil, Anadolu’nun da en erken minarelerinden biridir.

Minare gövdesinin şerefeye yakın bölümüne tuğladan kufi hatlı olarak işlenen kitabesinde tarih bulunmaz, ama Saltukoğullarından Ebu’l Kasım’ın oğlu Ebu’l Muzaffer Ziyaeddin Gazi zamanında inşâ ettirildiği yazılıdır. Muzaffer Gazi’nin 1123-1132 yılları arasında Emirlik yaptığı göz önüne alındığında, İç Kale’deki mescit ve minarenin 12. yüzyıl ortalarında inşâ edildiği ortaya çıkar.

1904 yılına ait bir fotoğrafta görüldüğü üzere, şehrin Rus işgali esnasında minare şerefesinin iki katlı bir düzenlemeyle kapatıldığı ve Çan Kulesi olarak kullanıldığı bilinmektedir. Bunun Eylül 1829 yılındaki üç aylık veya 1878 yılındaki altı aylık işgal döneminde mi yapıldığı belli değildir. Çan Kulesi bugün Erzurum Müzesi’nde sergilenmektedir.
 

 
Mescidin minaresine 20. yüzyılda Barok tarzda ahşaptan baldaken bir şemsiye yapılmış ve saat eklenmiştir. Saat Kulesi olarak adlandırılmasının sebebi de budur.  

Gayet iyi biliriz ki; minareler sadece İslâm’ın sembolü değil, aynı zamanda şerefelerinden yükselen ezân ile birlikte bağımsızlığımızı da sembolize eder. Hem millî, hem de dini’dir.

Farkında mıyız bilmem; 1904 tarihli çan kuleli fotoğrafı baz aldığımızda tam 116 yıldır bu minareden ne ezânlar ne de selâlar okunuyor!

O halde, inşâ edildiği 12. yüzyıl ortalarından ta ki 19. yüzyıldaki çan kulesine dönüştürülmesine kadar, yani yaklaşık 700 yıl boyunca şerefesinden okunan ezânlarla Anadolu’nun kilidi konumundaki Erzurum’un ilâhı ve bağımsızlığını haykıran bu minaremiz neden suskun?

Başta Erzurum Valiliği, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve İl Müftülüğü başta olmak üzere tüm yetkililerden ricamdır: gelin yaklaşık 700 yıl boyunca Allah’ın büyüklüğünü ve birliğini, Hz. Muhammed (sav)’in elçiliğini haykıran, ancak 116 yıldır suskun kalan minaremizi yeniden haykırmaya hazırlayalım.

Erzurum’un bu ilk minaresini öksüz bırakmayalım!